18 Temmuz 2010 Pazar

Hahaha çok şükür dostlar benim de artık bir blogum var :o


FIFA 2010 Dünya Kupası’nı ne kötü yaptılar da Güney Afrika’ya verdiler değil mi dostlar, bir yandan insanı maç seyretmekten soğutan vuvuzuela sesleri, öte yandan yüksek rakım ve sıcaklık farklılıklarının yıprattığı diri futbolcu bedenlerinin ortaya göze hoş gelen bir futbol koyamamaları, hepimiz de belki de en çok bende hayal kırıklığı yarattı, ulan diyordum bu günler geçecek, askerlik bitecek gideceğim yazlığıma aslanlar gibi Dünya Kupası’nı seyredeceğim, gel zaman git zaman rüyalar gerçek oldu, teskereyi aldık, Dünya Kupası başladı ama ne başlamak arkadaş gol mol, pozisyon, güzel futbol hak getire , maçların 3te biri 0-0 bitiyor, 3te biri 1-0 geri kalanları da 1-1 vay anasını satıyım dedim, dünya futbolu ne kadar da değişmiş biz görmezken, herkes 2004ün Yunanistan’ı olma çabasında z.kerim böyle işi didim kendi kendime, tabii 4-6 gol oynadığım iddaa kuponlarım da elimde patır patır patlıyor, bir canım sıkıldı bir fena oldum, futboldan hayır yok bize dedim, bir şeylerle ilgilenmeliydim, çünkü ben de o %12lik orana dahil işsiz bir bireydim, üretmeyen, çalışmayan; kız kollu, derisi büzüşmüş bir ihtiyar gibi, seks yapmaya bile üşendiklerinden soyları tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalan pandalar gibi hissediyordum, can sıkıntısından kurtulmak için ne yapsam ne yapsam bir hamak alsam sallansam falan diye saçmalarken, aklımda ansızın bir ampul yandı, tıpkı 2000 yılında RTE’nin aklında yandığı gibi; ulan bir şey yapıyım da ne kadar eski ANAP’lı, RP’li, MHP’li falan varsa toplıyım, bu kapkara insanlarla akça pakça bir parti kurayım, sonra ver elini zenginlik, başbakanlık, cumhurbaşkanlığı ya da devlet başkanlığı; ama benimki daha farklıydı ulan dedim şu yaşa geldim hala bir blogum yok, pucca diye bir karı var kız yaşadıklarını yazıyor, kitabı basılıyor, hatta şimdi milliyet cadede’de haftasonları yazıları çıkacakmış, bir de çorap delisi var ana fikir siyah bir kıyafetle 6 ay boyunca değişik çoraplar giyerek çeşitli kombinler oluşturmak, aman tanrım ne fetiş! bu kıza da beklendiği üzere penti sponsor olmuş, ben de dedim 1 ay boyunca her gün farklı bir boxer giyip resim mi çektirsem aslında fikir güzeldi, belki t-box falan da bunu duyar bana birbirinden güzel boxerlar yollardı; ama bedenimi bu işe alet etmek istemedim, ben de hangi moddaysam bir şeyler karalıyım lan dedim en sonunda kendi kendime, bazen hikaye, masal anlatıyım, bazen de yaşadıklarımı, hem benim onlardan ne eksiğim vardı ki, onlar da sevgililerini, gezdiklerini, yaptıklarını, ettiklerini anlatıyorlar, aslında her biri klişe olan lafları allayıp pullayıp soslayıp bize tekrar yediriyorlar, ee bunu ben de yaparım, tamam sevgilim yok belki ama her kör satıcının, bir kör alıcısı olur felsefesiyle zamanı gelince o da olur, ben de nispet yaparcasına uzun uzadıya anlatırım her şeyi diye düşündüm. İşte böyle dostlar bu blog Dünya Kupasına renk veremeyen ama iğrenç bir ses veren FIFA’ya, turnuvaya katılıp kötü futbol oynayan 32 ülkenin ulusal takımlarına ithaf edilmiştir, hepinize canı gönülden, sıcacık selamlar …
(19.06.Cumartesi günü bundan önceki blogumdaki yazının bir kopyasıdır.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder